Stres ve DoÄŸru Beslenme
Yaşamımız süresince maruz kaldığımız sınavlar, zorlaşan yaşam şartları, trafik sorunu, iş hayatı, insan ilişkileri, hava kirliliği ve beslenmemizde bulunan toksik maddelerin artması stres seviyelerimizin artmasına sebep olur. Başarı ve motivasyon düzeyimiz düşer ve bazen fiziksel hastalıklardan etkilenmeye başlarız.
 Stresle Nasıl Başaçıkabiliriz?
 Stresle olumlu bir şekilde başaçıkabilmek için; iyi bir gece uykusu, düzenli yapılan egzersiz, gereksiz stresli durumlardan mümkün olabildiğince kaçma ve derin nefes egzersizleri çok önemlidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme strese karşı direncimizi arttırır ve kaçınamayacağımız stresin etkilerini sınırlandırır.
 Stresli Dönemlerde Nasıl Beslenmeliyiz, Neler Yemeliyiz?
 Stres bazı vitamin ve minerallere olan ihtiyacımızı arttır. Bu vitaminler C vitamini ve B kompleks vitaminleridir. B1, B5, B6 vitaminlerinin eksikliği kaygı reaksiyonları, depresyon, uykusuzluk, kalp damar zayıflıklarına yol açar. Sinir sisteminin düzgün çalışması için B kompleks vitaminleri, mağnezyumdan zengin tam tahıl ürünleri koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar yenilmelidir.
 C vitamininden zengin portakal, yeşil biber, kivi, patates gibi besinlerin tüketimi arttırılmalıdır.
Seratonin maddesi içeren lahana, kırmızı çiğ biber, muz, çilek stresin kontrol altına alınmasında etkilidir.
 Depresyonla ilgili yapılan araştırmalarda omega -3 eksikliği de bir neden olarak ortaya çıkmıştır. Omega-3 daha çok somon, ton balığı, karides, mezgit, mavi yengeç gibi deniz ürünlerinde bulunur. Ayrıca ceviz, keten tohumu, semizotu da omega-3 ün iyi kaynaklarıdır.
 Rafine şeker tüketimi azaltılarak kompleks karbonhidrat kaynakları kurubaklagiller, tam tahıl ürünleri tüketimi arttırılmalıdır.
 Düzenli olarak öğünler alınmalı kahvaltı asla atlanmamalıdır.
 Zararlı Alışkanlıklara Dikkat!
Sigara ve alkol düşünülenin tam aksine stresi gideren değil stresi daha da arttıran ve sağlığınızı tehdit eden en önemli unsurlardandır.Her ikisinden de mümkün olduğunca uzak durmak ve hatta hiç kullanmamak sağlığınız için çok önemlidir. Kafein metabolizmayı hızlandırır, yüksek düzeyde uyanıklık ve hareketliliğe yol açar. Kafein tüketimi 2 fincanla sınırlandırılmalıdır.Ihlamur, adaçayı, nane, papatya gibi bazı bitki çaylarının kafeinin yol açtığı uyarılma durumunun aksine sakinleştirici etkisi vardır.
Doğru beslenme alışkanlıklarını hayatınızın bir parçası yapmanız strese karşı aşılanmanızı sağlayacak temel basamaklardan biridir. Tümüyle yapamıyorsanız bile stresli dönemlerinizde yukarıdaki önerilere dikkat etmeniz, ‘stresle başaçıkabilmeniz’ için size destek olacaktır.
Dyt.Aynur Tarhan Akkaya
Kategori: Stres
847 defa okundu
