Kaygılı mıyım?
Önceki yazılarımızda da temelde vurguladığımız gibi ‘kaygı hayata dairdir’. Kaygı, endiÅŸe, sıkıntı, stres ve anksiyete benzer kavramlar olarak hayatta kalma ve sürdürme için gerekli duygular, yaÅŸantılardır.
Bu nasıl oluyor? Stressiz, kaygısız ve sıkıntısız hayat mümkün değil mi?
Bir gününüzü düşünün. GülümseyebileceÄŸiniz hiç bir olay yaÅŸamadınız, aÄŸlamanız gereken bir haber duymanız, kimse size süpriz yapmadı…o gün için ne söyleyebilirsiniz? Sıradan, sıkıcı, belki kötü haber iyi gelmediÄŸi için yine de fena deÄŸil vs. Şimdi baÅŸka bir güne gidelim. Hiç endiÅŸe duymadınız, korkmadınız, stres yaÅŸamadınız…o gün için ne söylersiniz? Büyük ihtimalle hiç bir ÅŸey söyleyemezsiniz. Çünkü eÄŸer hiç bir kaygı belirtiniz olmazsa, yataktan kalkma, yemek yeme, iÅŸe gitme, sevdiklerinizle ilgilenme, kendinize bakma, yoldan geçerken trafiÄŸi kontrol etme, tüpü kapama vb. olaylarını yapmazsınız. Sonuç olarak ‘kaygı, stres, endiÅŸe’ dediÄŸimiz ÅŸeyler her zaman kötü deÄŸildir, hatta tam tersi hayatta kalmamızı saÄŸlar. Mutluluktan, aÄŸlamaktan, eÄŸlenmekten çok daha yaÅŸamsaldır bunlar.
Bunu kabul ettikten sonra, kendimize sormamız gereken sorulara geçebilir ve ayırt etmemiz gereken noktaya gelebiliriz.
 Ne kadar kaygılıyım? Sürekli tetikte miyim? Hayattan zevk alıyor muyum, yoksa planlarla mı uÄŸraşıyorum? En son ne zaman gevÅŸediÄŸimi hissettim? Ben veya sevdiklerimin tehlikede olduklarını ne kadar sıklıkla düşünüyorum? SaÄŸlığımla ilgili endiÅŸelerim doktorların söyledikleriyle uyumlu mu? Ellerim çatladığı halde hala temizliÄŸin yeterli olmadığını mı düşünüyorum? Belirsizlik dayanılmaz mı? İliÅŸkilerimin kurallarını, çevremdekilerin hayata bakışlarını ben mi belirlemeye çalışıyorum? SessizliÄŸe ve yalnızlığa dayanabiliyor muyum? İnsanların benim kadar sorumluluk sahibi olmadıklarını mı düşünüyorum? Ailemin geleceÄŸini garantiye almak için yaÅŸadığım anları kaçırıyor olabilir miyim? Ani sesler, beklenmedik haberler ve durumlarda ‘aklım çıktı, yüreÄŸim aÄŸzıma geldi, elim ayağıma dolaÅŸtı, dünya başıma yıkıldı…’ gibi tepkiler veriyor muyum? Duygularımı ve olayları kontrol etmeye mi çalışıyorum? İnsanların benim hakkımda ne düşündüklerini kurgulamaktan kendim olamıyor muyum? Korkularım yüzünden kendimi gösteremiyor, geri planda mı kalmaya çalışıyorum? Tüm doÄŸruları ben mi biliyorum, çevremdekileri de bunlara uymaya mı zorluyorum? Çevremdeki ‘yanlış, günah, ayıp, aykırı, sorunlu, uÄŸursuz’ herÅŸey için kendimi mi ve seçimlerimi mi suçluyorum?
Kaygı oldukça normalken, hepimizde varken ve olması da gerekirken, nasıl bir sorun haline dönüşebilir? Belirtilen sorular farklı kaygı sorunlarını iÅŸaret etmektedir. Sorularda ortak nokta ise ‘hayatta kalmamızı saÄŸlayan kaygının, artık tam tersi hayatımızı tehdit etmeye ve zorluklar çıkarmaya baÅŸlamasıdır’.Â
Artık bu durumda kendimiz ve sevdiklerimiz için kaygıyla baÅŸaçıkmamız gerekmektedir.Â
Bu yazılara da göz atabilirsiniz:
Anksiyete Belirtileri Nasıl Azaltılır?
Uzman Psikolog Meltem Özcüler
Kategori: Anksiyete Bozuklukları
451 defa okundu
