Anne Sütü: Anne ve Bebeğe Olumlu Etkileri

Psikoloji ile anne sütünün ilişkisi şimdiye kadar pek değinilmeyen bir konudur.  Yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda bu ilişkinin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. 

 Anne sütü zihinsel, motor, sosyal ve duygusal gelişim için çok önemlidir.

Anne sütü ile beslenmeyenlerde; 9.ayda ince motor gelişimde gerilik olma olasılığı % 40, kaba motor gelişimde gerilik olma olasılığı % 30 artıyor (2). 500 çocuğun 4 yıl izlenmesiyle ulaşılan sonuçlara göre; anne sütü ile beslenme süresi arttıkça dört yaştaki hiperaktivite skoru belirgin olarak azalıyor, sosyal yetenek skoru artıyor(3).

Anne ve çocuk arasında yakın sevgi dolu ilişki sağlar, annenin bebeğini benimsemesi kolaylaşır ve anne sütü alan bebekler daha az ağlar. 

Özellikle anne ile bebek arasındaki ilişkinin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bowbly Bağlanma Kuramında anne ile bebek arasındaki güvenli bağlanmanın özellikle 2 yaşına kadar kritik olduğunu belirtmektedir. Anne sütünün 2 yaşına kadar önerilmesi kuramla da tutarlı görünmektedir.

Anne sütüyle bebeğin zihinsel gelişimi arasındaki ilişki nasıldır?

Gebeliğin 6. ayında, hayat için gerekli 100 milyar sinir  hücresinin hemen tamamı  oluşmuştur. Anne sütünün yardımıyla olgun sinir hücresinin dallanmalarının (dendritler) artar ve aksonda kalınlaşma (miyelin kılıfı) oluşur.

Peki dendritler nasıl çoğalacak? Dendritlerin artışı yeni sinapsların oluşumu ile ilgilidir. Bunda çocuğun aldığı her tür uyaran (ses, görüntü, dokunma vb.) rol oynar. Miyelin kılıfı mesajların ileti hızını arttırır. Ciddi beslenme yetersizliği, miyelin kılıfının oluşumunu olumsuz etkiler.    

 Olumlu-olumsuz deneyimler, sinir hücreleri arasındaki  bağlantıları oluşturur.

Bu daha sonra da kullanılabilecek şekilde  beyindeki iletim ağını kurar. Sinir hücrelerinin arasında sinaps denen bağlantılar vardır. Bu bağlantılar çocuğun aldığı olumlu-olumsuz her türlü uyaran (ses, görüntü, dokunma vb.) ve çocuğun yaşadığı deneyimler (paylaşılan oyun, sevgi, şiddet vb.) ile şekillenir. Her deneyim, belli nöronal devreleri oluşturur. Deneyimlere örnek olarak: İlk kez gökkuşağı görmek, bisiklete binmek, kitap okumak, sevgiyle başın okşanması ya da öpülmesi, şiddet yaşaması verilebilir. Zaman içinde tekrarlı olarak uyarılan devreler güçlenir. Seyrek olarak uyarılanlar ise devre dışı bırakılırlar.

Sevgi görerek büyüyen çocuğun, dünyaya hayatı boyunca sevgiyle bakması, şiddet görerek büyüyen çocuğun ise şiddetle bakması doğaldır.

 Görüldüğü üzere çocuğumuza ne kadar çok olumlu ve çeşitli uyaranlar sunarsak iletim ağı o kadar hızlı ve zengin olacaktır.

Anne sütü nöronlar arasındaki bağlantıları artırmaktadır ve anneden sonra bebeğin beyin gelişiminde ikinci önemli rol oynayan uyarandır.  Burada anne sütü de bir uyaran olarak değerlendirilebilir ve yine hem iletim ağına katkıda bulunmakta hem de bir besin ögesi olarak miyelin kılıfının gelişimini olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca anne sütü ile beslenen çocukların ileri yaşlarda zeka testlerinde daha başarılı olduklarına dair çalışmalar mevcuttur. Anne sütü ile beslenme süresi arttıkça erişkin yaşta erişilen IQ ya da EQ daha yüksek oluyor(1).  

Anne sütü sterildir, ısı derecesi idealdir. Ucuzdur,hazırlama sorunu gerektirmez. Sıcak ve her daim servise hazırdır:)

Annenin saÄŸlığını korur (meme kanseri, over kanseri, anemi ve osteoporoz).  İçeriÄŸinde sindirime yardımcı aktif enzimler, hormonlar ve büyüme faktörleri, antioksidanlar mevcuttur. Ortakulak iltihabı riski azalır. Gastrointestinal (mide, bağırsak) enfeksiyonları daha az görülür, allerjiye karşı koruyucudur ve bebeÄŸi piÅŸikten korur. Anne sütü alan bebeklerde kronik hastalıklar daha az görülürken, ağız yapısı daha iyi geliÅŸiyor.  Anne sütü alan bebek hastalıklara karşı daha dirençli olur. Anne sütünün sindirimi çok kolaydır. Gebelik dönemindeki fazla kilolar, süt yapımı enerji gerektirdiÄŸinden anne emzirdikçe daha kolay verilir. DoÄŸumdan sonraki ilk 1/2 – 1 saat içinde emzirmeye baÅŸlanmalıdır. İlk 6 ayda sadece anne sütü verilmelidir, baÅŸka ek bir besine gerek yoktur. 6. aydan itibaren ek besinlere baÅŸlanmalıdır. 2 yaşına kadar ek besinlerle birlikte  emzirmeye devam edilmelidir.

Başarılı emzirme, annenin bebeğini emzireceğini düşünmesi ve bunu başaracağına inanması ile başlar.

 Ancak emzirme ve anne sütü ile ilgili yanlış inanç ve bilgiler, annenin bu güvenini sarsmaktadır. Özellikle yanlış emzirme tekniklerinin kullanımı daha emzirmeye yeni başlayan anne ve bebeği zor durumda bırakmakta ve sonuç olumsuz olmaktadır. Bu dönemde annelerin daha sabırlı ve güçlü olmaları gerekmektedir. Lohusalık psikolojisi, memenin şekli (meme ucunun küçük ya da büyük olduğunu düşünme) ya da süt gelmemesi gibi sebepler emzirememe için problem teşkil etmemektedir, her anne aslında emzirme için hazır olarak bu döneme geçmektedir ve sadece doğru teknikler uygulanmadığında sorun olmakta, annenin memesi zarar görmekte, bebek doymamakta ve dolayısıyla emzirmeden vazgeçilmektedir. Sürekli ağlayan, huzursuz olan bebeği rahatlatmak için de mamaya başlanmaktadır. Oysaki bu şekilde anne sütünün olumlu etkilerinden bebek faydalanamayacaktır.

Doğumdan sonra annelerde karşılaşılan diğer bir sorun lohusalık psikolojisidir.

Gerçekten anne ne yaptığını bilmez durumdadır, yeni bir hayata, yeni bir bireye, ona ihtiyacı olan bir bebeğe sahiptir ve kafası karışıktır. Bu nedenle emzirme de bir eziyet gibi gelebilir, hele annenin bu konuda bilgisi yoksa bu durum daha da zorlaşmaktadır. Ayrıca anne beslenmesine dikkat etmeli, stresli durumlardan kaçınmalıdır. Eğitim düzeyi emzirme davranışını etkilememekte, üniversite mezunu anneler bile bu durumda zorluk çekmektedir. Bu nedenle mutlaka anne adaylarının gebelik döneminde anne sütü konusunda bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bebeği memeye yanlış yerleştirme, sütün sağılması, doğru tekniğin kullanılması, anne sütünün saklanma koşulları, memenin tahriş ya da enfeksiyon kapması gibi özel durumlarda ne yapılması gerektiği ile ilgili ayrıntılı eğitim ve destek alınması annenin  bu dönemle daha  kolay başa çıkmasını sağlayacaktır.

 Uzman Psikolog Selma Ercan

 Yararlanılan Kaynaklar

Araştırma verileri Ankara İl Sağlık Müdürlüğü AÇSAP Şubesi anne sütü eğitimi ve Ruh Sağlığı şubesi ÇPGD eğitimi notlarından alınmıştır

  1. Journal of the American Medical Association, 2002;287(18):2365-2371
  2. Sacker A, 2006
  3. Julvez J, et al,  Attention behaviour and hyperactivity at age 4 and duration of breast-feeding. Acta Paediatr. 2007 Jun;96(6):842-7

Kategori: Çocuk ve Ergen

1.193 defa okundu